—The Little Things
Saklasaydım seni saçlarımın arasına, gitmezdin değil?
Çünkü seviyordun saçlarımı ve kokusunu. Gidemezdin.
Seni hapsetseydim gözlerimin içine, kaçamazdın hiçbir yere. Yıllarca kilitli tutardım seni oralarda ve sen istemezdin başka gözlere hapsolmaya. Yüz tutmazdı ellerin başka saçların arasına karışmaya. Sonra birlikte gittik. Sen zaten sürekli pes ederdin de, ben nasıl pes ettiğime anlam veremezdim. Sevmiyormuş derdim. Sonra, sevmiyormuşum dedim. Gittik. ama yine de ben saklasaydım seni saçlarımın arasına, gitmezdin değil mi? Çünkü seviyordun saçlarımı ve kokusunu, gidemezdin. Gitmemeliydin.
Küçük bir şeyler unutmuşsun buralarda, sol tarafımda, kalbimin kıyılarında. Minik ihanet parçalarını sakladım sana. Al onları ve defolup git şehrimden uzaklara. Ait olduğun kalp yoksunları durağına. Ve bir daha kimse bulamasın seni oralarda. Hiç geçmeyen otobüsler beklesin gözlerin yalan bakışlarıyla. Hani ben seni saçlarımın arasına saklayamadım ya; sevmiyorum artık onları, kestiririm bahara.
